Yeniden markalaşma konuşması çoğu zaman «logo eskidi» cümlesiyle başlar. Ama marka kimliğinde eskimişlik hissi tek başına bir gerekçe değildir — bugün sıkan işaret, yarın tanınırlık yaratan işarettir. Karar için başka bir soruya bakmak gerekir: şirketin kendisi değişti mi?
Logoyu değiştirmek yeniden markalaşma değildir. Karar zevkten değil, şirketin değişen işinden çıkmalıdır.
Yeniden markalama ne zaman gereklidir?
Yeniden markalama şirketin faaliyeti değiştiğinde gereklidir: şirket yeni bir alana yöneldiyse, hedef kitlesi değiştiyse veya birkaç faaliyet tek çatı altında birleştirilecekse eski kurumsal kimlik yeni işi taşımaz. Bu, yeniden markalama için en açık nedendir — çünkü sorun estetik değil, içerikle ilgilidir.
Ad ve işaret birbiriyle uyuşmadığında
İşaret bir alanı, ad başka bir alanı çağrıştırıyorsa ziyaretçi her seferinde ikisini bağdaştırmaya çalışır. Aynı sorun, şirket kısaltılmış adıyla tanındığı hâlde resmî adının farklı yazılması durumunda da ortaya çıkar.
Teknik nedenler
Bazen kurumsal kimlik yerindedir ancak kullanılamaz: logo küçültüldüğünde okunmaz, tek renkte kaybolur, koyu arka planda görünmez, baskı ve ekran için ayrı sürümleri yoktur. Bu durumda tam bir yeniden markalama yerine kurumsal kimliği düzenlemek yeterlidir.
Rebranding neleri kapsar
Yalnızca logo değil: renk grubu, yazı tipi, uygulama kuralları, basılı materyal seti, sosyal medya şablonları ve web sitesindeki görünüm. Bunlardan biri değişip diğerleri eski kalırsa sonuç yenilenme değil, tutarsızlık olur.
Ne zaman gerekli değildir
Satışlar azaldıysa bunun nedeni çoğu zaman kurumsal kimlik değildir. Logoyu değiştirmek piyasadaki, hizmetteki veya fiyattaki sorunu örtmez — yalnızca marka bilinirliğini sıfırlar. Böyle bir durumda önce nedeni bulmak, sonra kurumsal kimliğe bakmak gerekir.
Şirketin işi değiştiğinde yeniden markalaşma yerindedir. Değişmediyse mevcut kimliği düzenlemek — uygulama kurallarını yazmak, varyasyonları tamamlamak — hem daha ucuz hem de daha az riskli bir yoldur.
Diğer yazılar:
yanıtlıyoruz.